Üsküdarlı Talat Bey

Esâtize-i şi‘r ve edebden Üskürdarlı Tal‘at Beğ Efendi Hazretleri

Min esâtizü'ş-şi‘r ve'l-edeb Üsküdarlı Talat Beğ

Esâtize-i şi‘r ve edebden Üskürdarlı Tal‘at Beğ Efendi Hazretleri

Min esâtizü’ş-şi‘r ve’l-edeb Üsküdarlı Talat Beğ

“Geçmişte Bugün” adlı köşesinde Feridun Fazıl Tülbentçi, Üsküdarlı Talat Bey’i şöyle anlatır:

“30 sene evvel bugün, 15 Eylül 1926’da Divan edebiyatının son üstatlarından biri olan Üsküdarlı Talat Bey ölmüştü. Talat Bey 1858’de Üsküdar’da doğmuştur. Binbaşı Ahmet Ağa’nın oğludur. Küçük yaşta babasını kaybetmiş, posta müdürlerinden olan ağabeyi Mustafa Bey’in yanına Yenişehir Feneri’ne giderek orada sonra İstanbul’da okumuş, medreseden icazet ve tanınmış hocalardan ders almıştır. Adliye muhasebe kaleminde devlet hizmetine girmiş, burada başkatip, ve nihayet muhasebe müdürü olmuştur. Meşrutiyeti müteakip 1909’da Bahriye müsteşarı tayin edilmiş ve bu vazifede sekiz ay kadar bulunmuştur. Üsküdarlı Talat Bey merhum, müsteşarlıktan ayrılmasını şöyle anlatır:

Bir gün bütçenin tetkikine İstanbul mebusu Zührap Efendi geldi. Bahriye matbaasını tabetmekte olduğu Kelamı Kadime itiraz etti.

-Efendi, bu daire, bu asker, bu gemiler hep o Kelamı mübin’in sayesinde yaşar. Affedersiniz, hissiyatı İslamiyeti rencide edecek tefevvühatta bulunmamanızı ihtar ederim.

Dedim, defolup gitti, bir daha gelmedi. Bütçe hakkında izahat vermek üzere Meclis-i Meb’usana davet olunduğumda Talat Bey (Paşa):

-Siz teşrif buyurun.

Dedi. O günkü celsede müsteşarlığa Bahriye Dairesi’nden yetişme mütehassıs bir zatın tayini takarrür etmiş. beş gün sonra infisalim vuku buldu. 1910’da tekaüt oldum.

Üsküdarlı Talat Bey, dil bilgisi ve Şark kültürü pek kuvvetli olan bir şairimizdi. Eserleri kitap halinde neşredilmeden Üsküdar’daki eviyle birlikte yanmıştır. Talat Bey bu felaket üzerine şu beyti yazmıştı:

Evimin yandığına yanmadım amma Talat
Yandı bin beyti metinim ona hala yanarım

Üsküdarlı Talat Bey Karaahmette Şair Nedim’in mezarına yanında meftundur.”

Benim Üsküdarlı Talat Bey ile tanışmama ise Reşad Ekrem Koçu vesile oldu. Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’nin altıncı cildinde (1963, s. 2946) Üsküdarlı Talat Bey’in İttihad ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf fırkalarını şu kıt’a ile hicvettiği okumuştum:

Bence milletde kaabiliyet yok
Gerçi tabirimiz biraz koyudur
İttihad olsun, itilaf olsun
Doğrusu hepsi bir bokun soyudur!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s