Ahmet Haşim’den Abdülhak Şinasi Hisar’a Pusulalar

6 Mart 1307

Şinasi Beyefendi,

Çoktan beri görünmüyorsunuz. Birçok dostlarımız artık size tesadüf edemediklerini söylüyorlar. Temenni ederim ki sizi görememekliğimiz yalnız tesadüfün bize karşı hayır­-hâh olmayışından olsun.

Bu yakınlarda idiyseniz lütfen bana uğramak zahmetini ihtiyar ediniz. Şimdilik sizi göreceğim güne muntazıran hürmetle ellerinizi sıkarım, azizim Şinasi Bey.

Hâşim

Şinasi Beyefendi,

Bahsettiğiniz kitabı hatırlayamadım. Acaba neye dair ve size ondan ne zaman bahsetmiştim. Bankada yanımda okumadığınız başka kitap kalmadığı için göndermiyorum. Size evden getiririm.

Sizinle ne zaman görüşebileceğiz?

Haşim

Azizim Şinasi,
Eşrefe söyledim. Yarın yedide gelip sizi burada bulacak. Ben de geleceğim.

Ahmed Hâşim
(“T. C. Sanayi-i Nefise Mektebi alisi” antetli kâğıda)

13 Ağustos 1337

Azizim Abdülhak Şinasi Beyefendi,

Müteaddid hatalarla intişar etmiş olan makalenizi muhtevi olan Dergâh’ın ikinci nüshası zât-ı âlilerine bir tarziye olarak yeniden tab’edilecek ve makalenizin bütün tertip hataları tashih edilecektir. Buna binaen ve tamamen neşriyatınızda müstakil olmak şartıyla Dergâh’a yeniden muavenet-i tahririyede bulunmanızı rica ve bu vesile (ile) temin-i hürmet ederim.

Dergâh’ın sahipleri namına

Ahmed Hâşim

Azizim Şinasi Bey,

Gazetelere pek çok teşekkürler ederim. Bana gönderdiğiniz makalelerin benim için ne zevkına doyulmaz bir ziyafet olduğunu bilirsiniz. Bitecek diye başlayamıyorum. Yalnız gördüm ki başlangıç eksik. 2 Mayıs nüshası. Acaba sizde o nüsha yok mu? Yoksa aratayım veyahut ısmarlayayım.

Hâşim

Azizim Şinasi,

Beklemekten ve yalnız oturmaktan ve bilhassa kahvenin karanlığından sıkıldım. Çok kızacağınızı bile bile gidiyorum. Eğer cumartesi günü İzmit’e gitmezsem yine saat dört buçukta burada beklerim.

Hâşim

Şinasi Beyefendi,

Benim için bankadan çıkmakta müşkilât var. Eğer zahmet olmazsa bir dakika bize kadar teşrif eder misiniz? Size anlatılacak, size taalluk eden bir mesele var ki zannederim sizi intéressé edebilecek. Hürmet.

Hâşim

Azizim Şinasi,

Bugün Mösyö Tedor’u gördüm. Sizden çoktan beri hiç bir haber almadığım söyledi. “Eğer bu iş olmayacaksa veyahut Şinasi Bey takipten sarf-ı nazar ettiyse kendisine verdiğimiz vesaikin iadesini rica ederim. Zira bize lâzımdır”, diyor. Lütfen bir cevap.

Necmeddin’in kitabını da iade etmenizi rica ederim.

Haşim

20 Teşrin-i sani 1926


Azizim Şinasi,
Size geçen gün yanlışlıkla Reşat Nuri’ye tahsis ettiğim nüshayı vermiştim. Lütfen bir adamla o nüshayı iade ederek namınıza ayırdığım nüshayı aldırmanızı rica ve temin-i hürmet ve muhaleset ederim kardeşim.

Ahmed Hâşim

Azizim Abdülhak Şinasi Bey,

Cumartesi akşamı evvelce kararlaştırdığımız üzere size uğradım. Beşi yirmi geçe gittiğinizi söylediler. Sizi bilhassa şiirimi söylemek için görmek istiyordum.

Bankada benim canımı sıkacak bir şey yaptığını cuma günü söylediğim adam beni tamamen memnun edecek bir tarzda teskin etti. Binaenaleyh sinirler tamamen yatışmış ve her şey şimdilik halledilmiştir. Onun için bahsettiğiniz transfert’e lüzum kalmamıştır. Dostunuz genci boş yere aldatmış olmamak için size bu mektubu yazıyorum.

Baki afiyetiniz efendim.

Ahmed Hâşim

Azizim Şinasi,

İzzet Melih Bey’in beni yeniden minnetdar edecek surette işimi gördüğünü öğrendim. Hayatımın en büyük kârlarından biri İzzet Melih’in dostluğu olduğunu her gün yeni bir vesile ile öğreniyorum. Bu haberin sizi memnun edeceğini biliyorum. Ancak size söylemeğe fırsat bulamadığım için size bu kâğıdı yazıp bırakıyorum. İki üç defa akşam bankadan çıktıktan sonra Cenyo’ya uğradım. Sizi bulamadım. Bu son zamanları akşamları nerede oturuyorsunuz. Lebon’da göremedim.

Hâşim

Abdülhak Şinasi Bey,
Bana müstacelen yazmak lüzumu hasıl olursa lütfen şu adrese yazmanızı rica ederim. Kadıköy Nureddin Paşa sokağı 38 numaralı hanede Hâşim.

Hürmetle

Hâşim

Azizim Şinasi Beyefendi,


Kitaba teşekkür ederim. Neye hemen gittiniz.
Size bizim odacı Sadık Efendi muhtaç-ı muavenet bir kimsesiz bir zavallı kadının Reji fabrikalarında istihdamına tavassutunuzu istirham için müracaat ediyor. Bana kadının halini anlattı ve derin bir surette müteessir oldum. Rejide birçok dostlarımız var ki bu hususta ricanızı is’af edeceklerinden şüphe etmiyorum.

Hâşim

Azizim Şinasi Bey,

Sizi bugün burada nihayet dört buçukta bulmağı temenni ediyordum. Zira beş vapuruyla Anadolu Hisarı’na gitmeğe mecburum. Fakat gelmeyiniz. Size bu kâğıdı bırakıp bu günlük affınızı istirhama mecburum. Başka bir dostun mühim bir işi için Boğaz’a gidiyorum. Bu vaadi ben bir hafta evvel vermiştim ve sizin randevunuzla karışacağını düşünmüyordum. Çarşamba akşamı saat beşte sizi burada bekleyeceğim. O gün inşallah birçok iyi haberler verirsiniz. Size yemin ile söylüyorum ki üç gündür “Size midir bana mıdır” şiiriyle başım meşgul. İsminizi söylemeyerek hatırımda kalan beş mısraı herkese okuyorum ve herkese bir harikulade şiir doğdu diyorum. Bilhassa bu şiiri tekrar dinlemek için sizi bu akşam görmek istiyorum. Fakat teessüfle ve mecburiyetle buluşmağı öbür güne bırakıyorum. Muhaleset ve hürmet azizim.

Ahmed Hâşim

Pusulalar Taha Toros Arşivi’nden alınmıştır (bkz. TT-507926).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s