Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi Özelinde Bir Tartışma

23 Mayıs 2002 tarihli Milliyet Gazetesi‘nde Reşad Ekrem Koçu’nun özel hayatı ve İstanbul Ansiklopedisi özelinde bir tartışma dönmüştür. Tartışmayı başlatan da Orhan Pamuk olmuş. Gazetedeki habere göre tartışma, Pamuk’un şu sözleriyle başlamış: “Reşad Ekrem Koçu’nun tek başına kahramanca giriştiği İstanbul Ansiklopedisi gerçekten bir ansiklopediye değil, İstanbul’un kendisine benzedi en sonunda. On bir ciltte H harfine ancak gelebilen bu tuhaf ansiklopedi yarım kaldı, şehre ait bilgileri gözden geçirmek yerine onları daha da karıştırdı ve çalışkan yazarın içki zaması dostlukları, tutkuları (çıplak ayaklı güzel oğlanlar, kadın kılığına giren zarif ve genç erkekler) ile popüler kültürün hoş bir kargaşasına dönüştü” (Tartışma, Orhan Pamuk’un National Geographic-Türkiye‘de çıkan ‘‘Şehrin Ruhu’’ adlı yazısıyla başlamıştır).

Yaşar Kemal ise tartışmaya şöyle katılmış: “Koçu ile Cumhuriyet Gazetesi’nde uzun yıllar odalarımız yan yanaydı. Kendisini yakından tanırım. Kesinlikle alkolik değildi. Onun yaptığına olsa olsa akşamcı denir. Bir gün bile gazeteye sarhoş geldiğini görmedim. Homoseksüelliği bir rivayettir. Söylenirdi ama ben hiç hissetmedim. Çok çalışkan bir insandı. Ansiklopediye 50 yaşından sonra başladı. Ömrü vefat etmedi. Pamuk, bunları nereden çıkardı, anlamadım.”

Reşad Ekrem Koçu’nun yakın arkadaşı, tarihçi Semavi Eyice, Orhan Pamuk’un iddialarına cevap olarak, “Koçu’nun eşcinsel olduğu doğru fakat bu hiçbir zaman onun işine mani olmamıştır” demiştir.

Tartışma medya tarafından ne kadar doğru yansıtıldı, bilmiyorum ama Orhan Pamuk’un haklı olduğu noktalar var. İstanbul Ansiklopedisi’nin ciltleri ilerledikçe giderek kişisel, tuhaf bir hale geldiğini hissediliyor. Semavi Eyice her ne kadar sağlam bir tarih formasyonu olduğunu söylese de Koçu’nun tarihçiliği günümüzde tarihçilik standartlarında değil, zamanında bile, Batı’yla kıyaslarsak tarihçilikten çok, kaleminin edebiliği ön plana çıkıyor. Birçok insan da Koçu’nun bu dağınıklığını ve tuhaflığını seviyor. Orhan Pamuk’un da bu kişilerden biri olduğunu İstanbul anılarından, diğer röportajlarından anlamak mümkün (Benim için de Koçu’nun çalışmasını güzel ve değerli hale getiren bilhassa dağınıklığı ve tuhaflığı ama edebi açıdan. Historiographical açıdan sorunları olduğunu da belirtmek gerekiyor). Örneğin, Orhan Pamuk’un Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmış olan İstanbul: Hatıralar ve Şehir kitabına göz atarsanız, Reşad Ekrem Koçu’yu övdüğü pasajlara denk gelebilirsiniz. Başka bir deyişle, bu sözlerinde olumsuz bir eleştiri yok ama kulağa oldukça olumsuz geliyor. Bu yüzden medya ne kadar doğru yansıttı, bilmiyorum, demiştim. Tartışmak istediği mevzu “ansiklopediliği” ve “yarıda kalması” olmalı. Orhan Pamuk’un söyleşilerde kendini ifade etmekte sıkıntılar yaşadığını düşündüğüm için ben sözlerini garipsemedim.

Ayrıca Edhem Eldem SALT’da, Reşad Ekrem Koçu ve İstanbul Ansiklopedisi hakkında yaptığı, güzel bir sunum var. Sunum, Salt Online adlı Youtube kanalında yayınlandı, buradan izleyebilirsiniz.

Tartışmaya, polemiklerden hoşlanan, bir polemiğin kokusunu metrelerce uzaktan alabildiğini düşündüğüm gazetecimiz Murat Bardakçı da katılmıştır. Onun yazısına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s