Deniz Hamamları ve Denizde Banyo

İstanbul’un denize girme kültürü ve deniz sefası, tam manasıyla Cumhuriyet’le birlikte bir ivme ve çeşitlilik kazanmaya başlamış olsa da bunun evveliyatı da vardı. Bu evveliyata ışık tutan iki yazıyı okurlarımla paylaşmak istiyorum.

Deniz Donları (Mayolar)

Her nerede olursa olsun ve nerede bulunursa bulunsun umum halk, mevsiminde, denize girmeğe mahsus olan donlarını hazırlayarak nihayet deniz hamamları kurulmağa ve ahali birer ikişer hamamlara koşmağa başlarlar.

Denize nasıl girmelidir? Bizim buralarda erkeklerimizin denize girmek için kullandıkları peştamal ve dondur. Bunlardan birisini intihab etmek (seçmek) lazım gelirse donları intihabda mecburiyet vardır. Peştamallerin ensacı (dokusu) sık olması münasebetiyle seti ettiği aza deniz suyu ile bir münasebet-i tammedi bulunamayıp deniz suyu azaya vasıl olmak için epeyce bir zaman geçer. Her halde denize girmek için kullanılan şeylerin ensacı seyrek olmak fen nokta-i nazariyle lazımdır. Kadınların banyoda giyecekleri elbiseye gelince; bunların bir ceket ve don giymeleri lazımdır. Bu lüzum kadın cildinin inceliği münasebetiyle cüz’i bir yosundan veyahut diğer bir şeyden müteessir ve müteezzi (incinmiş) olmasından ileri gelir. Velhasıl denize bir örtü ve kostüm ile girmelidir.

Denize elbisesiz girmeli, havanın pek sıcak zamanlarında kolsuz bir fanila ve bir deniz donu giyildiği gibi hava latife olduğu günlerde gövdeyi seti etmek iktiza etmediğinden yalnız bir deniz donu giymek kifayet eder.

Beşiktaşlı Salahaddin Ali (Korvet tabibi), Hamamlar – Deniz Hamamları ve Denizde Banyo- Banyoların tesirat-ı şifaiyyesi – ve – İstihmamat Suret-i İcrasındaki Şerait-i Sıhhiye, Ayyıldız Matbaası, 1334, s. 48-49, 53.

Çocukların istihdamı (Çocukların Deniz Hamamına Girmesi)

Deniz hamamlarına girecek kesan (kimseler) çok defa yavrularını da beraber götürürler. Bu cihet dahi haiz-i ehemmiyettir. Zira çocukların istihmamı (hamama girmesi) ve istihdam edecekleri mevki büyüklerinkine asla benzemez. Bunların banyo edecekleri sevahil (sahiller) kumsal olmalı. Berrak olmalı. Derin olmamalı. Bundan mada sazlık, kayalık olmamasına dikkat edilmelidir. Ve yine deniz ka’ri (derin) kumsal olmakla beraber gayet düz yani adeta nefis bir halı döşenmiş gibi olmalıdır. Suların derin olmaması, kumsal taşlık ve kayalıktan azade bulunması, çocukların suda çırpındıkları esnada boğulmak arızalarına duçar olmamaları içindir.

Kezalik çocukları denize girecekleri vakit birbirinin ellerine yapışmaları icab eder. Bu dahi etfalin (çocukların) boğulmalarına meydan vermemek esasına müsteniddir.

Bundan başka etfalin gireceği sevahil mümkün mertebe vasi olmalı ve şiddetli rüzgara maruz olmamalı yani çocukların istihdam edecekleri mahal rüzgarın dokunmadığı bir mevkide intihab edilmelidir. Ve yine o müntehib sevahili güneş mütemadiyen yalamalıdır. Zira deniz gibi güneş de hayattır.

Doktor Adanalı Ahmed Şükrü, Denize Kimler Girebilir, Dersaadet: Matbaa-i Kütüphane-i Cihan, 1332 (1904), s. 52-53.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s